|
yeşil gözlü kız
yalnız orda yaşayanların haberdar olduğu
uzak bir kasaba, ya da bir dağ köyü gibisin
biraz hatırlanmak ve sevilmek ister gibi...
oysa tanıyabilsem sesini ve kederini
aşinası olabilsem o narin, kederli ellerinin
diyebilicem: yasla başını bu dağın göğsüne
ve dinle göğsümü yaran bir ırmağın sesini
yalnız değilsin bu kentte, ey şehla saçlı kız
sanki bir sen varsın, bir de sisler içinde bir kent
geriye ne kalmışsa çocuklar almıştır oyunlarına
kendine köy olduğun bir uzaklıktır şimdi gizin
ne bir ses, ne de bir çift göz değmiştir, bilirim
sesini yitirdiğin, ya da yüreğinin düştüğü kuytuluk
neresi ise orda başlamıştır şiirimin ağrısı
kendi tuzundan erimiş bir deniz gibi, şimdi sen
arayıp durmaktasın katıksız bir ırmağı
|