Kalbimizin niçin solda
çarptığının sırrı çözüldü
Aynaya baktığınızda ne görürsünüz? Birbirinin hemen
hemen aynısı iki kulak, iki göz, iki kol ve iki bacakÉ
Görüntümüz baştan sona çarpıcı bir simetriyi yansıtır;
sağ tarafımız sol tarafımızın yansımasıdır. Ama bu
yalnızca görünüşte! Çünkü vücudumuzun içinde her şey çok
farklı.
Aynaya baktığınızda ne görürsünüz? Birbirinin hemen
hemen aynısı iki kulak, iki göz, iki kol ve iki bacakÉ
Görüntümüz baştan sona çarpıcı bir simetriyi yansıtır;
sağ tarafımız sol tarafımızın yansımasıdır.
Ama bu yalnızca görünüşte! Çünkü vücudumuzun içinde her
şey çok farklı: Kalp, dalak ve pankreas solda, safra
kesesi ve karaciğer sağda...
Hatta akciğer gibi çift organlar da sağ ile sol arasında
morfolojik farklılıklar sergilerler: Sağ akciğer için üç
lob ve sol için de iki lob. Bağırsak da sürekli aynı
yönde dolandığından yanaldır.
Peki nasıl oluyor da, başlangıçta bütünüyle simetrik
olan embriyon sağı soldan ayırıp organlarını yanlamasına
dizebiliyor?
Bilim adamları uzun zamandır bu sırrı çözmeye
çalışıyorlardı. Ve nihayet amaçlarına ulaştılar. Son
yıllarda, bu organizasyonun, embriyonun birkaç
hücresinin yüzeyindeki küçük kirpikler tarafından
gerçekleştirilen rotasyon hareketlerinin sonucu olduğunu
belirlediler.
Kararlı bir rotasyon
Nice Ğ Sophia Üniversitesi’nde gelişim biyolojisi ve
kanser araştırma, işaretleme enstitüsünü yöneten
Stephane Noselli, 2004 yılından beri yapılan
araştırmaların, simetriyi kıran bir yapı olarak
kirpiklerin rolünü gittikçe daha fazla kanıtladığına
dikkat çekiyor.
Bu son derece hassas mekanizmanın inceliklerinin keşfini
büyük ölçüde Tokyo Üniversitesi'nde anatomi ve hücre
biyolojisi bölümünden Nobutaka Hirokawa ve ekibine
borçluyuz.
Bu çok hassas süreçlerle ilgili bilgilerimizi
derinleştirerek, bilim adamları iç asimetrimizin ve
bununla bağlantılı olabilecek patolojilerin sırrını
aydınlatıyorlar.
Genetik hastalık çözdü
Her şey otuz yıl kadar önce, Kartagener sendromu olarak
bilinen, ender rastlanan genetik bir hastalığa yakalanan
kişilerin incelenmesiyle başladı.
Lyon-1 Üniversitesi’nden genetik kardiyolog Partice
Bouvagnet bu hastalığı, spermlerin kamçılarının da
tutulabildiği, solunum mukoza kirpiklerinin işlev
bozukluğu olarak tanımlıyor.
Bu hastalığın en tuhaf yanı ise, kişilerde organların
yer değiştirmesine neden olması; tıpkı aynadaki gibi
kalp sağa, karaciğer sola v.s. kayıyor.
Bu da hücre kirpiklerinin kişide sağ-sol ekseninin
bozulmasında kilit rol oynayabileceğinin işareti olarak
yorumlandı. Bundan sonra ise geriye, tam olarak hangi
kirpiklerin söz konusu olduğu ve bunların gelişimin
hangi aşamasında devreye girdiklerini anlamak kalıyordu.
Herşey "düğüm"le başlıyor
Son on yılda fare üzerinde yapılan sayısız araştırma ve
özellikle de, aynı zamanda hem kirpikleri hem de iç
asimetriyi etkileyen mutasyonların incelenmesi bu
asimetrinin nerede başladığının keşfedilmesini sağladı.
Her şey "düğüm" düzeyinde başlıyor; bu düğüm,
gastrülasyon olarak adlandırılan, embriyonun gelişiminin
erken bir evresinde (2 hafta), ventral kutupta oluşan
geçici, küçük bir çöküntü.
Bu aşamada, embriyon hala tam olarak simetriktir ve
sırtın, karnın, başın ve ayakların neye dönüşeceğine
karar vermiştir. Bu düğüm, her biri birer kirpikle
donanmış, son derece sıkışık 200 ila 300 hücreden oluşur.
Gizemli sinyal
Ancak 1998 yılında Hirokawa ekibinden Shigenori Nonaka
video-mikroskopi sayesinde bunun herhangi bir kirpik
olmadığını belirledi. Nedeni ise, önden arkaya doğru
açık kapanan organizmamızın (iç kulak, solunum
mukozalarıÉ) klasik kirpiklerinin tersine, düğüm
kirpiklerinin moleküler yapıları nedeniyle, saatin akrep
ve yelkovanı doğrultusunda dönmeleridir.
Shigenori Nonaka embriyonun simetrisini bu hareketin
bozup bozmadığını anlamak amacıyla düğümü yıkayan
embriyon dışı sıvıya floresan bilyeler ekleyip
kımıldamalarını seyretti.
Ve işte sürpriz: Hepsi aynı doğrultuda, sola doğru
hareket ediyordu. Bu ilginç fenomen bilim adamları
tarafından "düğümlü akım" olarak adlandırıldı.
Bu akım oldukça belirleyiciydi: Kirpiklerin dönerken
meydana getirdikleri bu akım embriyonu asimetrik kılmak
amacıyla soluna gizemli bir sinyal gönderiyordu.
Peki ama niye sol?
Bununla birlikte ufak bir sorun söz konusu: Bir rotasyon
hareketinin bir tarafta akım yaratırken diğer tarafta
yaratmaması için hiçbir neden yok.
Nobutaka Hirokawa'nın ekibi geçen yıl ultra hızlı kamera
sayesinde bu baş ağrıtan sorunu çözmeyi başardı.
Rotasyon eksenini üç boyutlu inceleyen ekip, bunun 40
derece embriyonun arkasına yönelmiş olduğunu belirledi.
Kirpikler embriyonun iç simetrisini nasıl kırıyorlar?
Embriyon gelişiminin ilk iki haftasında tamamen
simetriktir. Simetri kırılması embriyonun yüzeyindeki
çukur olan ventral düğümde meydana gelir. Bu düğüm
kirpikli hücrelerden oluşmuştur. Bu kirpikler sıvıyı
karıştırıp embriyonun soluna iterek morfojen
moleküllerin konsantrasyonunu sağlarlar.
1 Kabarcıklar meydana gelir
Düğümün hücreleri organların konumunda rol oynayan
morfojen kabarcıkları serbest bırakırlar.
2 Kirpikler harekete geçer
Bir saatin akrep ve yelkovanı doğrultusunda dönen
kirpikler kabarcıkları sola doğru iterler.
3. Kabarcıklar solda birikir
Kabarcıklar solda birikerek kirpiklerin karşısında
patlar ve morfojenleri salıverir.
4. Simetri kırılır
Morfojenler hücre içinde asimetriye yol açan bir dizi
olayı tetiklerler
Başka bir deyişle, kirpik eğer embriyon yüzeyinden
uzakta dikilmişse etkili bir harekete yol açıyor;
düğümün hücrelerine sürtündüğünde ise, etkisiz bir
hareket onu izliyor. Sonuçta da, embriyonun soluna doğru,
sağdakine kıyasla çok daha önemli bir akım oluşuyor.
Peki tüm bunlar asimetriyi açıklıyor mu?
Bu akımın organların yanlamasına sıralanmasını nasıl
gerçekleştirdiği tam olarak bilinmediği için bu soruya
kesin bir evet yanıtı verilemiyor.
İki model
Ancak yine bu konuda da son sözü 2005 yılında Nobutaka
Hirokawa söyledi. Japon araştırmacı kirpikli hücreleri
inceleyebilmek amacıyla bunları hücre zarının
lipidlerine bağlanan floresan bir maddeyle
belirginleştirdi.
Kendisi araştırmalarıyla ilgili şu açıklamalarda
bulunuyor: "Sadece düğüm hücrelerini incelemeyi
düşünürken, o zamana kadar bilinmeyen bir madde olan,
çapları 0.3 ila 5 mikrometre arasında değişen ve sola
düğüm akımıyla iletilen küçük kabarcıklar belirledik."
Hirokawa bunları NVP (Düğüm kabarcık parçacıkları)
olarak adlandırıyor. Bu keşif tam da, düğüm akışının
asimetriyi nasıl tetiklediğini açıklamak için iki
modelin çarpıştığı bir döneme denk geldi.
Birinci senaryoya göre, bu akım düğümün çevresindeki
kirpikler tarafından tamamen mekanik bir şekilde
hissediliyor; ikinci model ise, bu akımın o zamana kadar
bilinmeyen morfojen (canlılarda dış şekillerin
oluşumu;ç.n.) molekülleri embriyonun solunda topladığını
öngörüyor.
Morfojen hipotezi
Nobutaka Hirokawa, keşfettikleri düğüm kabarcık
parçacıklarının morfojen molekül hipotezini
güçlendirdiğini belirityor. Hirokawa’ya göre, düğümün
her bölgesinden yayılan bu kabarcıklar daha sonra düğüm
akımı tarafından embriyonun sol tarafına taşınıyorlar.
Burada da patlayıp içlerindeki Sonic Hedgehog ve
retinoik asit moleküllerini salıveriyorlar. Bu ikisi de
organların asimetrik sıralanmasında rol oynuyor.
Bu moleküller hücre içi kalsiyum düzeyini yükseltirken,
bunu genlerin asimetrik aktivasyonu izliyor. Embriyonun
organojenez olarak adlandırılan (5-8 hafta) gelişim
sürecinde bu genlerin ürünleri organların yerleşimini
belirliyorlar.
Nobutaka Hirokawa, memelilerdeki asimetrinin sayısız
hücre sürecinin koordinasyonunun iyi bir örneğini
oluşturduğunu kaydediyor.
Böylece göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede,
kirpikler kalbi sola yerleştiriyor. Daha sonra diğer
kilit işlevleri yerine getirmek üzere başka kirpikler
devreye giriyor; bu işlevler, nöronlara yer değiştirtmek,
solunum yollarını artıklardan temizlemek ve spermlerin
devinimini sağlamak olarak sıralanabilir.
Sorular sorular
Creteil'de (Fransa) Mondor Enstitüsü'nde moleküler tıp
araştırmacısı olan Estelle Escudier, kirpiklerin yaşamın
sayısız evresi için gerekli olan, aşırı karmaşık bir
hücre aracı olduğunu söylüyor.
Nitekim Kartagener sendromunda da görüldüğü gibi, bir
tek genin mütasyonunun solunumdan üremeye ya da iç
asimetriye kadar geniş bir yelpazeyi etkileyen değişik
patolojilere niçin yol açtığı daha iyi anlaşılıyor.
Ancak asimetri kanıt olmak bir yana bir dizi soruyu
beraberinde getiriyor; bunlardan birincisi de
asimetrinin niçin belli bir yönünün olduğu?...
Ayrıca evrim niçin asimetrinin bir biçimine yeşil ışık
yakarken diğerini bertaraf etti? Daha temel bir soru ise
şu: Hayvanlar niçin vücudun diğer taraflarında olduğu
gibi iki yanlı bir simetri yerine iç bir asimetriye
yöneldiler?
Bu sırların çözülmesi için embriyonda asimetrinin
belirlenmesinde rol oynayan moleküler, genetik ve
biyokimyasal süreçlerin daha iyi anlaşılması gerekiyor.
|