Bilmeceler
Bilmeceler eşya, insan, hayvan, bitki, doğa ve inanışla ilgili bilgilerin
üstü kapalı olarak anlatılması ve onun ne olduğunun düşünülerek bulunmasını
hedefleyen çoğu kalıplaşmış sözlerdir.
Genelde “bilmece” olarak söylenmesine karşın Anadolu’da asal, elçim, masal,
mat, metal, tapmaca, bulmaca, hikaye, söz, bilmeli, metal, tanımaca, fıcık,
dele, gazelleme gibi adlarda verilmektedir. Türkiye dışındaki Türklerde ise
başvatkıç, bilmece, jumbak, mat, sir, tabışka, tabışmak, tabuşturmak, tapkış,
tapmaca, tapişmak, tepişmak, yomak gibi adlarla ifade edilmektedir. Divanü
Lügati’t Türk’te de bilmece kavramı ve ona yakın kavramları ifade eden tabuz,
tabuzgu, neng, tabuz gok, tabzuğ, tabuzgu, tapzugug kelimeleri bulunmaktadır.
Bilmeceler anonim ve ferdi bilmeceler olarak iki bölümde ele alınırlar.
Anonim bilmeceler halk edebiyatı ürünüdür. Ferdi bilmeceler edebiyat ürünü olup
yazarlar ve şairler tarafından yaratılırlar. Halk edebiyatı türü değeri taşıyan
bilmeceler biçim bakımından nesir ve nazım olarak ikiye ayrılırlar. Sayıca az
olan nesirli bilmeceler çoğu nazımlı bilmecelerin parçalanmasından oluşur. En
kısa nesirli bilmecelere “Bostan borusu” (asma kabağı), “su kurusu” (buz) örnek
olarak verilebilir. Nazımlı bilmeceler iki ya da dört mısradan oluşurlar. “Alçak
dallı, yemesi ballı” (çilek). Az da olsa üç, beş, altı ve daha çok sayıda
mısralardan oluşan bilmeceler vardır. “Yer altında yelpaze, abanınki endaze,
Ananınki pek taze” (enginar). 3, 4, 5, 6 heceli dizelerden oluşanlara
rastlandığı gibi daha çok 7 ve 8 heceli dizelerden oluşurlar. Uyak şemaları iki
dizelilerde aa, üçlülerde aaa, dörtlülerle aaba, daha çok dizelilerde aa bb cc
biçiminde olur.
Bilmeceler; söyleniş bakımından, başlangıçları kalıplaşmış sözlerle
başlayanlar; metel metel bildirmece, benim gibi oğlum (kızım) var, bir acayip
nesne gördüm, ol nedir kim; soruları ses taklidine dayananlar; “vin nnn vıt,
bunu bilmeyen it” (sapan taşı); harf, hece ve kelime oyunlarına dayananlar;
“İstanbul’da bir tane, İzmir’de iki tane, Ankara’da hiç yok” (i harfi), Tren
gelir “is” diye, makinist vurur (tan) diye, kömürcü anahtarını kaybetmiş,
kondüktör bağırır “bul diye” (İstanbul); aynı nesneyi olumlu ve olumsuz
önermeler ile tanımlayarak çözümü güçleştiren bilmeceler; “Karşıdan gördüm bir
hisar/ yanına vardım gülizar / bütün yer bütün kusar” (asker çadırı).
İçerikleri bakımından; alfabenin belli harflerinin ya da işaretlerinin
bulunmasını isteyen bilmeceler; “Denizin ortasında ne var” (n harf); birkaç
nesneyi kapsayan soru bulunan bilmeceler; “Biz altı kardeşiz altımızın da ayrı
işi var, derya yüzünde bir balık kardeşimiz var, kim bilirse bu bilmeceyi,
yetmişbin altın, bir donanmış at müjdesi var” (Sultanahmet minareleri ve Kız
Kulesi); insan vücudunun çeşitli yerlerini, çözümün bulunmasını güçleştirmek
için, karikatürümsü bir anlatımla tanımlayan bilmeceler; “Yedi delikli tokmak,
bunu bilmeyen ahmak” (baş, 2 göz, 2 burun deliği, 2 kulak); soyut bir kavramı
tanımlayan bilmeceler; “Çarşıda Olmaz / Mendile Konmaz / Ondan Tatlı Bir şey
Olmaz” (uyku) şeklinde gruplandırılabilirler.
Çok eski çağlardan beri yaşayagelen bilmece sorma geleneği günümüzde de
sürmektedir. Bilmeceler, çok eskilerde, savaşlarda karşılıklı sorularak
savaşmadan bilen tarafın galip geldiği, kan dökmeden savaş kazanılan bir bilgi
yarışması olarak işlev yapmıştır. Masallarda sıkça rastlanan dev veya başka
yaratıkların, bilmecemsi soruları, padişahların kızlarını verecekleri kişilere
bilmece sorarak bilgi yarışı yapmaları, birçok mitolojik olaylarda bilmecelerin
çözümüyle olayın iyi bir şekilde sonuçlanması bilmecenin eski toplumlardaki
önemini göstermektedir. Eskiden ciddi, zeka savaşı özelliği gösterirken, bilmece
sorma geleneği zamanla eğlence şeklini almıştır. Değişen toplum yapısı ve yeni
eğlence araçlarının gelişmesi sonucu unutulmuş görünse de çocuklar arasında
olduğu gibi kırsal alanlarda çeşitli nedenlerle toplanan yetişkinler arasında
bilmece sorma geleneğinin sürdüğü araştırmacılar tarafından belirlenmiştir. Bu
ortamlarda kişisel veya karşılıklı gruplar halinde bilmece sorulmaktadır.
Sorulan bilmecenin karşılığını bulamayan kişi veya tarafın, sonradan ipuçları
isteme hakkı vardır. “Yenir mi, yenmez mi?, “Canlı mı cansız mı?”, “Burada var
mı?” gibi sorulara “evet”, “hayır” gibi kısa ve kesin cevaplar verilebilir.
Bilmece yine çözülmezse taraflar arasında pazarlık başlar. Pazarlık, bilmeceyi
çözemeyenlerin cevabı öğrenebilmesi için bir bağışta bulunmasıyla sona erer.
Bağışlar bilmecenin güçlük derecesine göre Mekke, Medine, İstanbul, Ankara,
İzmir gibi şehirlerin yanı sıra, önem verilen herhangi bir şey olabilir.
Sosyal ve ekonomik yaşam biçimindeki hızlı değişiklik sonucu eğlence
araçlarının çoğalması bu zengin folklor ürünlerini tarihe mal etmiş gibi
görünmekle birlikte bilmecelerden okullarda öğretim aracı olarak yararlanılmaya
başlanmıştır.
Bilmeceler genelde kış günleri odalarda yetişkinler tarafından çocuklara
sorulduğu gibi çocuklar kendi aralarında da sormaktadırlar. Burada sadece
bilmece sorulur, bilen oyuncu birbirlerine söyler ve bilmece sorma hakkını
kazanır.
Ayrıca bilmeceli oyun çeşitleri de vardır. Bilmeli Matal, Eşlenbeş-Lebbeş
oyunlarında iki grup olan oyuncular karşılıklı dururlar. Bir grup diğer gruba
bilmece sorar. Bilirlerse bilmece sorma sırası o gruba geçer, bilemezlerse,
bilemeyen grup bilmeceyi sonar grubu belli uzaklığa kadar sırtında taşır.
|
bilmece botu
Emece Memece Çizgili
Bilmece Erol BÜYÜKMERİÇ · Emece
Memece Çizgili
BilmeceBilmece
Bildirmece Resim
zeka testi bulmaca kare köşe bilmeceleri
Ogün Sanlısoy Bilmece
bedava müzik indir,
Ogün Sanlısoy
Bilmece bedava muzik indir, Ogün Sanlısoy Bilmece
bedava mp3
yükle, Ogün Sanlısoy Bilmece
komik bilmeceler espirili bilmeceler komik bilmece espirili
bilmece komedi
bilmeceler fikra
bilmece güzel
bilmece özel
bilmeceler zor bilmeceler |
|