Giriş Sayfan Yap
Burayı Sık Kullan!
Reklam
 

Süper Menü

Anasayfa
Animasyonlar
ASCII Resimler
Astroloji
Rüya Tabirleri
Burçlar
Cep Temaları
Cep Duvarkağıtları
Cep Programları
Cinsellik
Eğlence
Gazeteler
Gerçek Sesler
Gezi Tatil Rehberi
İlginç Yazılar
İlginç Bilgiler
İlginç Siteler
Hazır Tasarımlar
Hikayeler
Kim Kimdir?
Komik Sesler (amr) Komik Videolar
Magazin Aktüel
Msn Messenger
Motosikletler
Oyunlar
Programlar
Radyolar
Sağlık
Sevgi Aşk
Sohbet
İtiraf
Şiirler
İddaa!!
Uydu Frekansları

İnteraktif Öykü

Gönül Ferman Dinlemez
Yağmurun Kaderi
Sihirli Keman
Melek
Elveda
İnternet Aşkı
Kelebeklerin Ömrü
 

Sevgi Aşk

Güzel Mesajlar
Hazır Mesajlar
Sevgililer günü mesajları
14 Şubat Sms
Kurban Bayramı Mesajları
Sevgiliye
Aşk Kanunları
Seni Seviyorum
Sevgililer günü mesajları
14 şubat mesajları
Sevgi Üzerine
Aşk Nedir?
Sevgi Sözcükleri
İçimizdeki Programlar
Çapkınlar İçin
Erkek Severse
Güzel Sözler
 

Nick seçin

 

 

 
Sohbetyap.com'te iyi eğlenceler..

Türkü Hikayaleri : Yaşanmış Türkü Hikayeleri ve Sözleri

   
Ayran Türküsü
Gurbet ellerinde eğlendim kaldım
Güzel cemalini görünce durdum
Gelin bu ayranı taze mi yaydın
Hüdanın aşkına doldur ayranı
Canım ayranı, güzel ayranı

İyi hoş doldursun ayranı ya, sen kimsin? Köylük yerde bir genç kız her isteyene bir tas ayranı uzatırsa ne olur, adı nereye çıkar? Demezler mi; falancanın kızını gördüm, bir yabancıya tası doldurup ayran verdi. Aralarında bir şey var, elin yabancısına yoksa verir mi ayranı? Hem köyün geleneklerine de ters düşmez mi? Hem de genç bir kız! Yok canım, bu işin içinde bir iş var mutlaka.

Cemile güzelliği dillere destan bir kız, Aziz köyün yakışıklı gençlerinden. Eh göz görüp gönül de sevince, her şey tamam gerisi büyüklerin bileceği iş. Üç-beş emmi dayı; köyün muhtarı imamı, bir de Aziz’in babası varıp istemişler Cemile’yi. Kız evi nazevi derler, olacak o kadar naz. Araya bir kaç görüşme daha girer, sonunda iş tamam. İş tamam da daha askerliğini yapmamış Aziz. Bugün yarın derken, nişanlarının haftası askerlik çağrısı gelmiş. Aman yaman daha yeni nişanlandım hiç olmazsa bir iki ay geçsin dese kimse dinlemez. Günü gelince vurmuş sırtına çantasını, dost ahbap helâlleşmiş, varmış Cemile’nin yanına. “Üç yıl çabuk geçer bak. Büyük seli hatırla beş yıl oldu, dün olmuş gibi. Esat emmi öleli dört yıl oldu. Demem şu ki günler tez geçiyor; bir göz açıp kapayınca burdayım gönlünü ferah tut” demiş. Bekleyeceklerine söz verip ayrılmış Cemile ile Aziz. Kara trenin düdüğü ile ilk kez köyünden ayrılmış Aziz. Sık sık mektup yazmış köyüne, içindekileri dökmüş mektuplarına. Anasına babasına, dolaylı olarak da nişanlısına selamlarını, özlemlerini iletmiş.

Aziz askerdeyken, kötü bir haber yayılmış asker ocağına; “Uzakdoğu’da savaş patlamış, bizi de savaşa çağırıyorlarmış”. Kimi “Yok canım yalan söylüyorlar dünyanın bir ucundaki kavgadan bize ne” dese de, “Bizim sözümüz varmış, onlar savaşa girerse biz yardım edeceğiz, biz girersek onlar yardıma gelecekmiş. NATO mu, ne diyorlar işte onun için” diyormuş kimileri. . Derken Aziz’in kura günü gelip çatmış. Adı cepheye gidecekler arasındaymış. Bir yandan üzülür ölürse yaban ellerde ölecek, hem ne için savaştığını da bilmeyecek. “Yurduma düşman saldırmadı, arıma, namusuma dil uzatan olmadı peki bu savaştan bize ne” der “Acep oraların havası nasıl olur, kaç gün de gidilir” diye kendi kendine düşünür durur. Çok geçmeden de cephede bulur kendini. Gecesi gündüzü yok savaşın Aziz gününü ayını şaşırıyor, tek amacı ölmemek ve bir an önce Cemile’sine kavuşmak.

Demokrat Partinin “Altın çağı” denilen bu dönem 1947 de ki yabancı sermayeyi teşvik kanunu 1951 de sermaye bölüşümünü daha da kolaylaştırıcı doğrultuda yapılan değişiklik ve Kore savaşına bir tugay asker göndermesiydi. ABD’nin isteği ve NATO’ya üye olmak için Tuğgeneral Tahsin Yazıcı emrinde 5 bin asker Kore’ye gönderilmişti. Türkiye savaşı standart 5 bin kişiyle sürdüreceğine söz verdiği için eksilmeler oldukça asker göndermeye devam etmiş ve savaşın Türkiye’ye faturası 717 ölü 5247 yaralı 229 esir 167 kayıp olmuştu. Bu da ABD’den sonra en fazla kayıp veren ülkenin Türkiye olduğunun göstergesiydi.

Her taraftan ateş yağmakta tam bir cehennem misâli. Bu arada şarapnel parçalarından biri de gelip Aziz’i buluyor ki, hem de yapayalnız. Düştüğü yerde kalıyor. Aziz eli yüzü paramparça esir kampına götürülür. Canı kurtuluyor kurtulmasına ya Aziz eski Aziz değildir artık. Radyo bültenlerinde kayıp listeleri okunur, birliğine gelemeyenler arasında Aziz’in de adı vardır. Cemile vurulmuşa döner. Herkes birbirini avutmaya çalışsa da Aziz’in artık dönmeyeceğine çünkü onun öldüğüne inanırlar. Ama Cemile hiç ümidini kesmemiştir, “Aziz ölmedi, ölse künyesi bulunurdu” diye diye aradan yıllar geçer ve tek bir haber çıkmamıştır Aziz’den. Günlerden bir gün Cemile çeşme başında yayığı almış önüne ayran yapıyormuş. Başını kaldırdığında bir atlının yoldan sapıp çeşmeye doğru geldiğini görmüş. Cemile kafasını önüne eğip göz ucuyla da yabancıya bakmış. Yüzü gözü yara bere içinde olan yabancı Cemile’den bir tas ayran istemiş. Cemile de yabancıyı terslemiş, çünkü yabancı ayranı sözle değil türkü çağırarak istemiş. Cemile de ayran vermek istemediğini yine türkü ile yanıtlamış. Karşılıklı türkü düeti başlamış. Türkünün sonunda yabancının Aziz olduğunu anlamış Cemile. Anlıyor da ayran yayığını bir yana, bakracı bir yana atıp boynuna sarılmış Aziz’in. Yılların özlemini bir türküyle dillendirip, iki sevgilinin kavuştuğu bu türkünün sözlerine bakalım...

Ayran Türküsü

Aziz:
Uzak yollardan da kıvrandım geldim
Tatlı dillerine eğlendim kaldım
Gelin bu ayranı tazemi yaydın
Hüda’nın aşkına doldur ayranı
Cemile:
Uzak yolların vefası mısın
Ak alnımın da sen cefası mısın
Yaydığım ayranın kahyası mısın
Anamdan habersiz vermem ayranı
Aziz:
Bunca yıldır gurbet elde dururum
Çeker silahımı seni vururum
Ya ayranı alırım ya da ölürüm
Gel kız kerem eyle doldur ayranı
Cemile:
Ayranı atlarıma yüklerim
Götürür de dağ başına dökerim
Gurbet elde yârim vardır beklerim
Ondan başkasına vermem ayranı
Aziz:
O nedir ki yer altında paslanmaz
O nedir ki suya düşer ıslanmaz
O nedir ki etin kessen seslenmez
Ya bunun cevabın ya da ayranın
Cemile:
O altındır yer altında paslanmaz
O güneştir su altında ıslanmaz
O ölüdür etin kessen seslenmez
Bilirim bunları vermem ayranı
Aziz:
Tepsiye koydum da binliği tozu
Ortadan kaldırdık hele Aziz’i
Bir kaşık ayranı ver hala kızı
Hüda’ nın aşkına doldur ayranı
Cemile:
Tepsiye koydum binliği tozu
Ortadan kaldırdım hele Aziz’i
Sana feda ettim iki ala gözü
Getir kabını da doldur ayranı


Kaynak:
Yaşar Özürküt
Öyküleriyle Türküler 3
İstanbul, 2002

Online Oyunlar

Okey
Tavla
Bilardo
Batak
King
Satranç
...devamı 

Bayanlara Özel

Yemek Tarifleri /
Kahve Falı 
Tarot Falı 
Bebek İsimleri
Kalori Cetveli
Diyet Listesi /
Estetik-Güzellik-Moda
Pratik Bilgiler
Mutfak Sözlüğü
 

Müzik Mp3 Sözler

İlahiler
Canlı Radyolar
Türkü Hikayeleri - Sözleri
 

Kim Kimdir?

Mustafa Kemal Atatürk
İbn-i Sina
Mevlana
Evliya Çelebi
Mehmet Akif Ersoy
Piri Reis
Nasreddin Hoca
Yunus Emre
Necip Fazıl Kısakürek
 

Önemli Sayfalar

Bilinmeyen Numaralar
Sayısal Loto Sonuçları
Milli Piyango Sonuçları
Bağ-kur İşlemleri
Taşıt Vergi Borçları
Vergi Borcu Hesaplama
Ssk Hizmet Dökümü
DGS  Bilgi ve Son Sonuçları
KPSS Bilgi ve Son Sonuçları
M.E.B
Hukuk ve Adalet
Emniyet Müdürlüğü
Siyasi Partiler
Konsolosluklar
Bakanlıklar
Üniversiteler 

Güncel Programlar

Msn Messenger
Winamp Surround
Türkçe Mirc
Ares Lite Edition
Flashget
WinZip Beta 10
 Norton Antivirus 2005

 

 


 

[ Sohbetyap.com v2.0 ]

Her hakkı Gizlidir. 2005

[  €       C        €  ]